Duyurular


Brifing Raporu

Tarih : 2013-01-01


Okuma Sayısı : 4346

 
 
 
 
 
BRİFİNG RAPORU
           
(666 SAYILI
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME)
 
 
 
Raporu Hazırlayan :
GELİR UZMANLARI
                                                                         2011, ANKARA
 
1- ÖNSÖZ :
 
Kelime anlamı ile Uzman; belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse, mütehassıs, işin ehli olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir kelime anlamı ise bilirkişidir.
 
Kamu kurumlarında uzman ihdas edilmesinin temel gerekçelerinden birisi vatandaşa etkin kamu hizmetinin verilmesini sağlamaktır. Başka bir değişle, vatandaşlar kamu kurum ve kuruluşlarındaki işlerini çözme aşamasında birbirinden çok farklı görüşlerle karşılaşarak işlerini halledemedikleri gibi bunun yanı sıra hak etmedikleri muamelelere de maruz kalmaktaydılar. Uzmanlık kadroları ile vatandaşlara doğru bilgiler yerinde sunulmuş ve vatandaşlar yıllarca girmeye korktukları kamu idarelerine rahatlıkla gelebilir ve hatta hesap sorabilir hale gelmişlerdir.
 
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın taşra teşkilatını oluşturan Vergi Dairesi Başkalığı ve buna bağlı Vergi Dairesi Müdürlükleri ile Malmüdürlüklerinde kamu hizmetini sunan Gelir Uzmanları da vergi mevzuatına hakim, kamu hizmetinin gerçekleştirilmesinde etkin ve verimli çalışan vatandaşların soru ve sorunlarına çözüm üreten, bilgi, görüş ve becerisi ile vatandaşların memnuniyetini kazanmış Gelir İdaresi Başkanlığı’nın aynası niteliğini taşıyan personellerdir.
 
Bu bağlamda, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarında çalışan Gelir Uzmanları ile diğer Bakanlıkların kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan uzmanlar arasında bilgi, görüş, beceri, yapılan iş ve işlemler ile sunulan hizmetler açısından hiçbir farklılık bulunmamaktadır. Bu farklılığın gözetilmesi de Anayasamızın eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
 
            Ancak, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevin tanımı, içeriği, sorumluluk, göreve alınma, bilgi, beceri vb. konularda herhangi bir kriter esas alınmadan uzmanlık kadrolarına “merkez” ve “taşra” ayrımı getirilmiştir. Aynı kurumda unvanı Uzman olan personel, yürütülen iş ve işlemler aynı olduğu halde, yürütülen iş ve işlemler eşit nitelikteki uzmanlar tarafından yerine getirilmesine rağmen özlük hakları açısından merkez teşkilatında farklı, taşra teşkilatında farklı ücretlendirilmiştir.
 
            666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede “objektif” hiçbir kriter öngörülmemiş olup, Gelir Uzmanlarının itirazına konu olan, “merkez” ve “taşra” teşkilatları arasında cüz’i ve nisbi bir farklılaştırma değil, göreve alınmaları ve görevleri eşit olan unvanlar arasında uçurum meydana getirecek, neredeyse farklı bir sınıf ve zümre oluşturacak eşitsizliklerdir.
 
            Ayrıca, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına dahil edilmeyen “taşra” birimlerinde görev yapan Gelir Uzmanları ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına dahil edilerek, özlük hakları ciddi derecede iyileştirilen Bakanlıkların ve ilgili kamu kurum ve kuruluşların “merkez” birimlerinde istihdam edilen diğer uzmanlar arasında özlük haklarının iyileştirilmiş olması haricinde görevin tanımı, içeriği, sorumluluk, göreve alınma, bilgi ve  becerisi yönünden hiçbir farklılık bulunmamakta hatta yaptığı iş ve işlemlerden kaynaklanacak maddi kayıplar karşısında maddi tazmin sorumluluğu bulunmaktadır. Gelir Uzmanı kadrosunda görev yapan personeller, vatandaşlara (mükelleflere) etkin ve doğru hizmet verebilmek maksadıyla vergi mevzuatına hakim olmak, Kanunları doğru uygulamak, doğru zamanda doğru bilgi ve beceriyi gösterebilmek için kendisini sürekli geliştirmek zorundadırlar.
 
2- GELİR UZMANLIĞI MESLEĞİ :
 
            Gelir Uzmanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yürüttüğü görev ve hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik olarak ihdas edilmiş Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-11. maddesinde sayılarak belirlenmiş olan kariyer mesleklerdendir. Diğer kariyer meslekler gibi Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) “A” grubu kadrolar için öngörülen usul ile mesleğe alınarak göreve başlamaktadırlar.
 
            Mesleğin ihdas edildiği Kanun, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak; vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak; mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak; mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak; saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik, etkililik ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapmak üzere Maliye Bakanlığı’na bağlı olarak kurulmuş olan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kuruluşuna dair kanun olup, bu Kanunda;
 
            “Devlet gelir uzmanları, vergi istihbarat uzmanları ve gelir uzmanları; en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ve mühendislik fakültelerinin lisans bölümleri ile matematik ve istatistik lisans bölümlerinden mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonucuna göre mesleğe Devlet Gelir Uzman Yardımcısı, Vergi İstihbarat Uzman Yardımcısı ve Gelir Uzman Yardımcısı olarak alınırlar. Bunlar en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı olanlar durumlarına uygun Devlet Gelir Uzmanlığı, Gelir Uzmanlığı veya Vergi İstihbarat Uzmanlığına, başarılı olamayanlar ise derecelerine uygun memur kadrosuna atanırlar. Bunların mesleğe alınmaları ve yeterlik sınavları ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir.
 
Ayrıca, personel ihtiyacı ve yeni atanacak meslek mensuplarının yetiştirilmesi sürecinin zaman alacak olması nedeniyle, yeni ihdas edilen kamu kurumları ve burada görev yapacak kariyer mesleklerin çoğunluğunda olduğu gibi (örn. hazine uzmanlığı, mali hizmetler uzmanlığı vs.), belirli ve geçici bir zaman aralığı ile sınırlı olmak üzere, Başkanlıkda belirli bir hizmet süresini tamamlamış ve lisans eğitimi bulunan personelin, yine belirli bir KPSS puanı alması ve daha sonra tabi tutulacağı özel sınavı da geçmesi şartıyla mesleğe alınma imkanı getirilmiş ve açıktan atanan Gelir Uzmanları ile kurum içerisinden başarılı olan personellerden atanan Gelir Uzmanlarının çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmelik de aynı yönetmeliktir.
 
            Görüldüğü üzere, Gelir Uzmanlığı mesleği ile bir diğer Gelir İdaresi Başkanlığı kariyer mesleği olan Devlet Gelir Uzmanlığı arasında mesleğe giriş, görev tanımı ve statü olarak hiçbir fark yoktur. Nitekim, bazı Gelir Uzmanları Devlet Gelir Uzmanları ile aynı sınava girmiş ve daha yüksek puanlar almalarına rağmen İdarenin takdiri sonucu görev yapacağı birim “taşra” olarak belirlenip Gelir Uzmanı olarak atanmışlardır.
           
            Gelir Uzmanlığı için öngörülen KPSS-49 puanı ve mesleğe alınma/yeterlilik sınavları, Atatürk İlkeleri, yabancı dil, hukuk, iktisat, muhasebe, vergi sistemi ve vergi kanunları, gider mevzuatı gibi alanları kapsamakta olup, sadece vergi mevzuatı göz önüne alınsa bile, mesleğin ne kadar geniş bir alanda uzmanlık ve hakimiyet gerektirdiği ortaya çıkmaktadır.
            Öte yandan, Gelir Uzmanlığı mesleğini yürüten personeller arasında, hukuk, iktisadi idari birimler, siyasal bilgiler bölümlerini başarı ile bitirmiş, sınavlarını kazandığı başka kariyer mesleklerden feragat etmiş, yüksek lisans ve doktora sahibi, adli yargı mercilerinde vergi suçları alanında bilirkişilik görevi yürüten vs. arkadaşlarımız bulunmaktadır.
 
Gelir Uzmanları “Ne İş Yapar?” :
 
            Gelir Uzmanları hali hazırda Gelir İdaresi Başkanlığı’nın taşra teşkilatlarında vergilendirme süreçlerinin (vergi mükellefinin tespit edilmesi, verginin tarh, tebliğ tahakkuk ve tahsil aşamalarında) tamamında görev yapmakta olup; bu görevler arasında;
 
            ◙ Mevzuat ve talimatlarla amiri tarafından direkt kendisine verilen görevleri, Kanun, Yönetmelik, Genel Tebliğ, İç Genelge ve Genel Yazılara uygun yapmak,
 
            ◙ Vergi Dairesi Müdürü adına vergi inceleme görevlerini yerine getirmek,
 
            ◙ Çok yüksek meblağları bulan vergi iadesi taleplerini incelemek ve yerine getirmek, bu alanda gerektiğinde yeminli mali müşavirlerce yapılan ayrıntılı incelemelerin ve düzenlenen raporların mevzuata uygun olup olmadığını denetleyerek eksikliklerin giderilmesini sağlamak,
 
            ◙ Vergi uyuşmazlıklarında, vergi idaresinin savunma esaslarını belirlemek ve yargı mercilerine sunulacak savunma, cevap, itiraz, temyiz dilekçelerini hazırlamak,
 
            ◙ Vergi uygulamasında mükelleflerle birebir diyalog ve temasa girerek, vergi mükelleflerinin olumlu kanaatle gönüllü uyumunu sağlamak, bu konulardaki birikimleri ilgili birimlere görüş, öneri ve tavsiye olarak aktarmak,
 
            gibi özel ihtisası, mesleki bilginin yanında psikolojik yeterliliği gerektiren ve yüksek mali risk taşıyan görevler bulunmaktadır.
 
            Kısacası, Gelir İdaresi Başkanlığı’ kuruluş Kanununun 1 inci maddesinde belirtildiği üzere, “gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak; vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak; mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak; mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak; saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik, etkililik ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapmak üzere” Maliye Bakanlığına bağlı olarak kurulan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hiyerarşik yapısı içerisinde yer alan Gelir Uzmanlığı mesleğinin nitelikli bir meslek olup olmadığı, yapılan işin adında da saklı olduğu üzere uzmanlık gerektirip gerektirmediği, kısacası mesleğin ve mensuplarının kalitesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kuruluş amacı, Devletin vergi toplama faaliyetinin kalitesi ve etkinliği ile doğru orantılıdır.
 
 
 
 
 
            3- 659 ve 666 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE KISA BİR BAKIŞ :
 
            Siyasi otoriteye Kanun Hükmüne Kararname çıkarma yetkisi veren 6223 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan, “eşit işe eşit ücret” vermek ve aynı veya benzer kadro ve unvanlarda görev yapan kamu görevlileri arasındaki ücret dengesizliğini gidermeyi amaçlayan Kanun Hükmünde Kararnameler 02 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı.
            659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığımızda görev yapan uzmanlar, merkez veya taşrada istihdam edilmelerine göre ayrıştırılmışlardır. Bu Kanun Hükmünde Kararname ile kadroları merkezde bulunan uzmanlar “Maliye Uzmanı” olarak, kadroları taşrada bulunan uzmanlar “Defterdarlık Uzmanı” olarak adlandırılmışlardır.
           Yapılan bu düzenleme ile her bakanlık kendi personeline sahip çıkarken, hatta sırf maaş ve ücret düzenlemesinden yararlandırmak için, çalışan memurunu bir an evvel uzman yapmaya çalışırken, maalesef Gelir Uzmanları kendi Bakanlığımız tarafından yok sayılmıştır.
 
            Yine, aynı kararname ile merkezdeki müdürle taşradaki müdür, merkezdeki mühendisle taşradaki mühendis, merkezdeki şefle taşradaki şef, merkezdeki istatistikçi ile taşradaki istatistikçi eşitlenmiş ancak, Maliye Bakanlığında merkezdeki uzmanla taşradaki uzman eşitlenmemiştir.
            Maliye Bakanlığının, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra birimlerinde görev yapan Gelir Uzmanları ve Defterdarlık uzmanları ile aynı statüde ve konumda bulunulan merkez uzmanları arasında büyük uçurumlar meydana getirilmiştir.
            Yine, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarının taşra teşkilatında görev yapan uzmanlıklar arasında ek gösterge yönünden farklılıklar oluşturulmuş, hem merkezde hem de taşrada kadroları bulunan uzmanlıkların taşra teşkilatında istihdam edilenlere herhangi bir ayrım yapılmadan,3600 ek gösterge, 2000 makam tazminatı ve 8000 görev tazminatı alabilir hale getirilmiş, Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı’nda görev yapan uzmanlarda ise merkez ve taşra ayrımına gidilmiştir.
            Bu durum, özlük hakları açısından taşra uzmanları aleyhine 1.500 TL’ye yakın büyük fark oluşmasına neden olmuştur.
            Örneğin; taşra teşkilatında görev yapan; Kültür ve Turizm Uzmanı, Denizcilik Uzmanı, TUİK Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı 3600 ek gösterge alabilir hale getirilmiştir.
            Öte yandan, Devlet merkezi ve taşrası ile bir bütündür. “İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel Kişiliği” başlıklı Anayasamızın 123. maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve Kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzel kişiliği, ancak Kanunla veya Kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır.
            Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. maddesinde; “Herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır” denilmekte, Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca bu sözleşmeye taraf olan ülkeler “Adil ücretler ve eşit işlere, hiç bir ayrım yapılmaksızın eşit ödeme” yükümlülüğünü üstlenmektedir.
            Yine, “Ücrette Adaletin Sağlanması” başlıklı Anayasanın 55. maddesinde; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır…” amir hükmü yer almaktadır.
            Bu arada, Eşit işe eşit ücret denilince: bir işverene bağlı olarak çalışanların;
◙ eğitim durumu,
◙ kıdemi,
◙ mesleki bilgi ve beceri düzeyi,
◙ tecrübesi,
      ◙ sorumluluk yüklenme kapasitesi,
      ◙ çalışma şartlarının zorluğu,
gibi faktörler dikkate alınarak benzer fedakârlıklara katlananlara eşit ücret ödenmesi anlaşılmalı ve aynı işyerinde, eşit değerde işlerde, aynı verimle çalışanların ücretleri arasında bir farklılığın olmayacağı anlaşılmalıdır.
            Kanun Hükmünde Kararnamenin bu şekliyle uygulamaya konulması, hem Hukukun hakkaniyet ilkesine hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının idarenin bütünlüğü, fırsat eşitliği ilkelerine hem de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun temel prensiplerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu haksızlıkların ve eşitsizliğin bir an evvel giderilmesi gerekmektedir.
           Maliye Bakanlığı’nda Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Vergi Müfettişliği unvanında birleştirilerek Ülkemizde % 50’ler nispetinde olan kayıt dışı ekonominin önüne geçmek ve % 3’lerde olan vergi denetiminin ise tek elde toplanarak denetim etkinliğinin artırılması vergi kayıp ve kaçağının önüne geçilmesi, kayıt dışı ekonominin önlenmesi hedeflenmiştir.
            Ancak, bu birleştirme sonucu kurulan Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nda eski ünvanları Vergi Denetmeni olan yeni Vergi Müfettişlerine daha önceki dönemde bakmaya devam ettikleri küçük ve orta ölçekli işletmeler bağlanmış, merkez-taşra elemanı ayrımı yapılmadan ücret ve statüler eşitlenmiş, hedeflenen amacın ise gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı açıktır. Teftiş kurulunda ücret ve statüler eşitlenmesine rağmen, kamu kurumlarında çalışan Gelir Uzmanları ile diğer uzmanlar arasında ücret ve statüler arasında merkez ve taşra ayrımı yapılarak eşitsizlik meydana getirmek hukuk devletinin ilkelerine aykırıdır.
            Ayrıca, kadroları taşra teşkilatı olan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığında olmakla birlikte Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’nde geçici görevli çalışan Gelir Uzmanlarının kadroları, 10.07.2011 tarih ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Devlet Gelir Politikaları Uzmanı, 02.11.2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Maliye Uzmanı olarak değiştirilmiş ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden merkez uzmanı olarak yararlanmışlardır. Bu düzenlemelerde hiç sınav şartı dahi aranmadan atamalar gerçekleştirilmiştir. İstenilmesi halinde Gelir Uzmanlarının hakları da yasal düzenlemelerle gerçekleştirilebilecektir.
 
            666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede “Kimler Var?” :
 
            Bu soruya hemen hemen “gelir uzmanları hariç herkes var” cevabı verilebilir.
 
            Söz konusu Kararname, onu ihdas eden İrade’nin de dile getirdiği üzere kamuda görev yapan kariyer meslek uzmanları arasında eşitliği sağlamak ve personelin bir mesleğe girildikten sonra daha avantajlı diğer mesleklere girme düşüncesiyle mesleğinden uzaklaşmasını engellemek üzere yürürlüğe konulmuştur. “Devlet Gelir Uzmanlığı”ndan “Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı”na, “Kültür Uzmanlığı”ndan “Milli Eğitim Uzmanlığı”na kadar bütün kariyer meslekler kapsama alınmış Uzmanlık kadrolarına Merkez ve Taşra ayrımı getirilmiştir. Aynı kurumda unvanı Uzmanlık kadrosu olan personel, yürütülen iş ve işlemler aynı olduğu halde, yürütülen iş ve işlemler eşit nitelikteki uzmanlar tarafından yerine getirilmesine rağmen özlük hakları açısından merkez teşkilatında farklı, taşra teşkilatında farklı ücretlendirilmiştir.
 
            Ancak, gelir uzmanlığı mesleği, “taşra” teşkilatında görev yapan diğer mesleklerle birlikte kapsama dahil edilmemiştir. KHK, 657 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde sayılan kariyer uzmanlarını sadece çalıştığı birim bakımından (merkez – taşra) ayrımına tabi tutmaktadır. Merkez ve taşra ayrımında; görev tanımı, görevin içeriği, sorumluluk, göreve alınma vb. konularda herhangi bir kriter göz önüne alınmamıştır.
 
            Ayrıca, kapsama girmeyen taşra birimlerinde görev yapan uzmanlar, uzun yıllardır merkez teşkilatlarında geçici görevle çalışmaktadır. KHK kapsamına giren ve gelir uzmanından tek farkı kadro cetvellerinde taşra yerine merkez teşkilatında yer almak olan Devlet Gelir Uzmanları ile Geçici Görevle merkezde görev yapan taşra teşkilatının Gelir Uzmanları, kariyer meslek mensupları olarak aynı görevleri yürütmektedirler. Keza, kadrosu merkezde olup KHK kapsamına girdiği halde taşra teşkilatında geçici görev yapan Devlet Gelir Uzmanları da mevcuttur.
 
            666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede “objektif” hiçbir kriter öngörülmemiş olup, Gelir Uzmanlarının itirazına konu olan, “merkez” ve “taşra” teşkilatları arasında cüz’i ve nisbi bir farklılaştırma değil, göreve alınmaları ve görevleri eşit olan unvanlar arasında uçurum meydana getirecek, neredeyse farklı bir sınıf ve zümre oluşturacak eşitsizliklerdir.
 
Bu durumda, Gelir Uzmanlığı mesleğinin nitelikli personel tarafından hiçbir surette tercih edilmeyeceği, zaman içerisinde kalitesinin ve etkinliğinin azalacağı, sıradan bir memuriyet haline geleceği, lisans eğitimini başarı ile tamamlamış ve kendini yetiştirmiş olan yeni mezunlardan kimsenin gelir uzmanı olmak istemeyeceği, dolayısıyla gelirlerin etkin ve verimli şekilde toplanması için uygulamaya konulan ve konulması düşünülen projelerin de (örneğin önümüzdeki dönemde gündeme gelecek “Gelirin Mükemmel İdaresi (GEMİ) projesi gibi) istenilen sonuçları vermeyeceği açıktır.
           
            Kısacası, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ana omurgasını teşkil eden Gelir Uzmanlığı 666 sayılı KHK kapsamına alınmayarak adeta “çürümeye” terk edilmiş görünmektedir.
 
Ancak, gerek siyasi karar mekanizmalarının, gerekse üst düzey bürokrasinin bu yanlışlığı ve adaletsizliği öngörerek hareket etmediğine ve ortaya çıkan bu durumun en kısa zamanda düzeltileceğine, mesleğe girme ve meslekte kalma kararı veren hiçbir Gelir Uzmanının kararlarını sorgulamak zorunda kalmayacağına olan inançlarının tam olduğunu da belirtmek istiyoruz.
            Buna göre,
◙ Maliye Bakanlığı’ndaki sağlıklı yapının devam ettirilebilmesi,
◙ Nitelikli personel istihdamının sağlanabilmesi,
◙ Hizmet sunumunda ve kurumsal başarıda hedeflerin üzerine çıkılabilmesi,
◙ Anayasal haklar olan hukukun üstünlüğü ilkesinin, kanun önünde eşitlik ilkesinin ve fırsat eşitliği ilkesinin tüm uzmanlık kadroları arasında tesis edilebilmesi,
için mevcut Kanun Hükmünde Kararnamede unutulan Gelir Uzmanların özlük haklarının iyileştirilmesi ve statülerinin yükseltilmesi konusundaki engellerin kaldırılması amacıyla, 657 sayılı Kanun’da gerekli değişikliklerin yapılması, Maliye Bakanlığı’nda yapılan “merkez” ve “taşra” uzmanı ayırımının kaldırılarak, merkez uzmanlarına tanınan özlük hakları ve kariyer olanaklarının tüm uzmanlara eşit şekilde sağlanması gerekmektedir.
Saygılarımızla arz ederiz.
 
 
                                                                                              GELİR UZMANLARI
 
 
                                   www.guyader.org.tr
                                   0 532 206 13 48             Ferhat ÜLKÜ
                                   0 543 719 40 40             Suat HACIOĞLU
 

Duyuruyu Arkadaşıma Gönder (Mail Adresini Yazınız)    

DİĞER DUYURULARIMIZ

 Duyuru BaşlığıOkunma SayısıTarih
Oku Banka Düzenli Ödeme Talimatlarımız Değişmiştir. 2609 2013-01-01
Oku Gelir Uzmanlarının Sesi 3444 2013-01-01
Oku Milletvekillerine Açık Dilekçe 3099 2013-01-01
Oku TOPLANTI (ÖNEMLİ) 1967 2013-01-01
Oku ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISI 1747 2013-01-01
Oku RANDEVU TALEBİ 1853 2013-01-01
Oku ÜYELİK FORMU 1885 2013-01-01
Oku TBMM KONUŞMASI 2086 2013-01-01
Oku RANDEVU TALEBİ 1846 2013-01-01
Oku ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER 1503 2013-01-01

 « Geri Dön