Makaleler

GELİR İDARESİ YÖNETİM KADROSUNDA GELİR UZMANLARININ VE SMMM’LERİN GÖREVLENDİRİLMESİ.

Okuma Sayısı : 1955

GELİR İDARESİ YÖNETİM KADROSUNDA GELİR UZMANLARININ VE SMMM’LERİN  GÖREVLENDİRİLMESİ.

 

 

16/05/2005 tarih ve 25817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun  hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığının görevleri bahsi geçen kanunun 4. Maddesinde aşağıda belirtilen şekliyle tanımlanmıştır.

 

MADDE 4.

Başkanlığın görevleri şunlardır:

a) Bakanlıkça belirlenen Devlet gelirleri politikasını uygulamak.

b) Mükelleflerin vergiye uyumunu kolaylaştırmak ve hizmetlerini yerine getirmek.

c) Mükellef haklarının korunması ve mükellef ile Başkanlık ilişkilerinin karşılıklı güven esasına dayanması konusunda gerekli tedbirleri almak.

d) Mükellefleri vergi mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek.

e) Devlet gelirleri politikasıyla ilgili kanun ve kararname çalışmalarına katılmak.

f) Devlet alacaklarının tahsilini sağlamak ve bu konuda gerekli tedbirleri almak.

g) (5615 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle değişen bent Yürürlük; 04.04.2007)İşlem ve eylemlerinden dolayı idarî yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak, gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi karar yoluna gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda taşra teşkilâtına muvafakat vermek; şikâyet başvurularını karara bağlamak; uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri almak.(*)

h) Vergilendirmeyle ilgili bilgileri toplamak ve bilgi işlem faaliyetlerini yürütmek.

i) Vergi kanunlarında veya diğer mali kanunlarda yer alan her türlü istisna, muaflık ve indirimlerin maliyetlerini ölçmek, ekonomik ve sosyal etkilerini analiz etmek.

j) (646 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesiyle değişen bent Yürürlük; 10.07.2011)Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi konusunda gerekli tedbirleri almak.(**)

k) Mahallî idare gelirleri politikası ile Devlet gelirleri politikasının uygulanmasında uyumu sağlayıcı tedbirler almak.

l) Gelirleri etkileyen her türlü kanun tasarı ve tekliflerini, vergi tekniği ve uygulamaları açısından inceleyerek görüş bildirmek.

m) Gelir mevzuatının uygulanmasına ilişkin olarak diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, bu amaçla veri alışverişini gerçekleştirmek.

n) Görev alanına giren konularda, uluslararası gelişmeleri izlemek ve Avrupa Birliği, uluslararası kuruluşlar ve diğer devletlerle işbirliği yapmak.

o) Terkini gereken vergiler ile tahsili zamanaşımına uğrayan Hazine alacaklarının kanunlar gereğince terkin edilmesiyle ilgili işlemlerin yerine getirilmesini sağlamak.

p) Nitelikli insan kaynağının kazandırılması, yetkinliklerin geliştirilmesi, kariyer planlarının yapılması ve performanslarının ölçülmesini sağlamak.

r) Kamu Görevlileri Etik Kurulunun belirlediği ilkeler çerçevesinde kurumsal etik kurallar düzenleyerek personele ve mükelleflere duyurmak.

s) Faaliyet sonuçlarını, düzenli aralıklarla kamuoyuna duyurmak ve yıllık faaliyet raporunu izleyen yıl kamuoyuna açıklamak.

t) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

(*) (5615 Sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle değişmeden önceki şekli)Uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirler almak.

(**)(646 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değişmeden önceki şekli)j) Bakanlıkça belirlenen temel politikalar ve stratejiler doğrultusunda vergi inceleme ve denetimlerini gerçekleştirmek, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi konusunda gerekli tedbirleri almak.

 

Yukarıda sayılan maddelerin bir çoğunda vergi ödeyen mükellefler bir çok defa zikredilmiş bulunmaktadır. Verginin en büyük özelliğinin karşılıksız ve cebri olmasından dolayı verginin ödeyicisi mükellefin çokça zikredilmesi, Gelir İdaresi Başkanlığında ana hizmet birimi olarak Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığının kurulması, Mükellef Hakları Bildirgesinin yayımlanması elbette doğası gereği olumludur.

 

Ancak Gelir İdaresinin bir tek paydaşı mükellefler değildir. Diğer önemli paydaşlar olarak özellikle taşra birimi çalışanları ve meslek mensupları da çok önem arz etmektedir. Mükellef, çalışan ve meslek mensuplarını bir üç ayaklı sacın ayağı olarak düşünürsek bunlardan birinin eksikliği halinde sacın ayakta durması mümkün değildir.

Ortada kamu gücünü kullanan ve diğer paydaşların dilinden ve halinden anlamayan bir idare bulunduğundan derme çatma bir sistem ile vergi politikaları uygulanmaya çalışılmaktadır. Çok açık ve net olarak bu sistem işlevsiz olarak iflas etmiş bulunmaktadır.

 

Vergi politikalarının adil uygulanması ve verginin tabana yayılması için Gelir İdaresi Başkanlığının teşkilat yapısının yeniden paydaşları ile birlikte dizayn edilmesi gerekmektedir. Gelir İdaresinin en büyük sorunu paydaşları ile yatay ve dikey iletişim içinde olmamasıdır. Buna en güzel örnek 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun ve Tebliği verilebilir. Ortada bir kanun var ve akabinde bir tebliğ ve onlarca sirkü, genelge, özelge bulunmaktadır. Tebliğler bir kanunu, kanuna aykırı olmamak üzere açıklamak üzere çıkarılmaktadır. Çıkarılan tebliğden ne çalışan ne mükellef nede meslek mensupları bir şey anlamamaktadır. Bundan dolayı tebliği açıklamak üzere onlarca  sirkü, genelge, özelge yayınlanmakta olup ortak bir dilin kullanılamaması  ile vergiye uyumu oldukça azaltmaktadır. Yıllardır kapalı mekanlarda, bilgisayar başında, sistem üzerinden tespit edilen uyumsuzluklar ile sınırlı inceleme görevi yapan Vergi Müfettişleri ile  bu gemi limana varmaz. Bunun için öncelikle iki durumun bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 

1-Vergi Müfettişlerinden ve diğer merkezi kadrolardan potansiyeli olanlardan sınırlı sayıda olmak üzere, Vergi mükellefleri ve meslek mensupları ile birebir etkileşim içinde bulunan ve piyasa şartlarını çok yakından takip ve analiz etme imkanı olan taşra biriminde görev yapan Gelir Uzmanlarından çok sayıda personelin merkezi yönetim kadrolarında ( Gelir İdaresi Başkan Yardımcılığı, Daire Başkanlığı, Grup Başkanlığı, Vergi Dairesi Başkanlığı, Grup Müdürlüğü) değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

 

2-Mükelleflerin genellikle vergi ile ilgili ilk iletişime geçtikleri kişiler olan meslek mensupları özellikle SMMM’lerdir. Yasal düzenleme yapılarak SMMM’ler den bir başkan yardımcısı görevlendirilmeli ve Meslek Mensupları Daire Başkanlığı kurulmalıdır. Meslek mensupları arka planda idarenin neredeyse bütün veri girdisini hazırlayan mükellefi ve piyasayı en iyi tanıyan kimselerdir. Hiçbir işe başlayan mükellef yolda tabelasını gördüğü bir meslek mensubuna defterini vermez. Çevresinden bildiği tanıdığı güvendiği bir kimseye defterlerini emanet etmektedir. Dolayısıyla mükellefin potansiyelini ilk başta ve sonraki süreçte en iyi analiz eden meslek mensuplarıdır.  On binlerce meslek mensubunun bu potansiyelinden yararlanmak gerekmektedir.

 

 

                                                Saygılarımla

                                         Alay HAMZAÇEBİ

 

                                               Genel Başkan





Diğer Makaleler

 Makale BaşlığıOkunma SayısıTarih
Oku 6525 ve 6527 Sayılı Kanun ile Yapılan Vergi Düzenlemeleri 1905 01.06.2014
Oku 6552 SAYILI TORBA KANUNUN GELİR UZMANLIĞI MESLEĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 3006 21.09.2014
Oku "MÜDÜR YRD.LIĞI ÖDÜL DEĞİL OLSA OLSA TENZİLİ RÜTBEDİR." 2997 22.10.2015
Oku GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ve GENÇLİK. 2645 26.05.2016
Oku 666 maaş farkları talep dilekçesi hakkında merak edilenler. 4355 01.06.2016
Oku Halen boş bulunan Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı kadrosuna talibiz. 1118 12.06.2016
Oku DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE DEMOKRASİNİN ZARAR GÖRMESİ 3231 06.08.2016
Oku OHAL KHK'ları ve Meslekten Çıkarmalar. 2933 04.09.2016
Oku BANKA PROMOSYONLARI HAKKINDA 578 15.01.2017