Sayın Cumhurbaşkanımız Taleper / 24 Haziran Seçimler Öncesi

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yüce Katı’na
Sayın:Recep Tayyip ERDOĞAN
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Şahsınızın liderliğinde hedeflenen 2023 ve 2071 yılları güçlü ve kararlı Türkiyesi’ni gerçekleştirecek, büyük kamu yatırım ve harcamalarının devamı büyük projelerin en büyük finansman kaynağı olan vergilerin toplanmasına en çok katkı vereceklerin başında gelen Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra birimlerinde görev yapmakta olan kariyer meslek  23.500 Gelir Uzmanı ve Gelir Uzman Yardımcsının sorun ve taleplerini şahsınızın yüce katına bir kez daha arz etmek üzere bu metni kaleme almaya karar vermiş bulunmaktayız.

“Gelir İdaresi Gelir Uzmanları ve Yardımcıları Derneği” (GUYADER)  unvanı adı altında kurulmuş olan ve faaliyetlerini her geçen gün arttırarak devam eden, meslek mensuplarının birlik, beraberlik ve dayanışmasının bir çatı altında toplanmasını sağlayarak çok hızlı bir şekilde yurt genelinde büyümekte ve etkinliğini arttırmakta olan mesleki bir derneğe sahip  23.500 kişiyi aileleri ile yaklaşık 120.000  kişiyi temsil etmektedir.

Bu süreci  takip eden Derneğimizin kuruluş amaçlarının başında;  kariyer meslek olan Gelir Uzmanlığı ve Gelir Uzman Yardımcılığı mesleğinin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine katkıda bulunmak, mesleğin  etkin ve verimli hale getirilmesine yönelik çalışmaları yapmak, meslek mensupları arasında dayanışma ve yardımlaşmayı geliştirmekle beraber daha adil modern  bir vergi sisteminin kurulması ile ilgili  projeler üretmek, ilgili kurumlarla ve kamuoyuyla paylaşmak olarak özetlenebilir.

Derneğimiz gerek başkanlığınızın faaliyet alanı ile ilgili gerekse mesleki alanda emek harcayarak ar-ge çalışmaları yapmaktadır.. Derneğimizin tespit ettiği hususlar konusunda etüt ve analizlere üzerinde titizlikle eğildiği çalışmaları daha çağdaş, modern, etkin ve verimli bir Maliye Bakanlığı/Gelir İdaresi inşa etme adına faydalı olacağını düşündüğümüz rapor, talep ve önerilerimizi içeren dosya yapılacak çalışmalarda değerlendirilmek üzere ekte sunulmuştur. 

Talep ve önerilerimiz sonucu oluşacak maddi külfet Gelir Uzmanlarının vergi sistemine yapmış olduğu ve halen üstünde çalıştığı önderliğini ettiği projeler ile rahatlıkla karşılanabilecektir. Gelir Uzmanlarına tanınacak inceleme yetkisi, kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması projesi, sektörel denetimler, risk analiz merkezinde yapılacak değerlendirmelerle vergi kaçağına sebep olan unsurların yok edilmesi çalışmaları ve sistem üzerinden yapılacak denetimler hem ülke ekonomimize katkıda bulunacak hem de 23 500 kişiye verilecek maaş farkını fazlası ile karşılayacaktır.

Bu itibarla, “Vakit Türkiye Vakti” şiarıyla çıktığınız bu kutlu yolda derneğimiz adına başarılar diler,

Bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz.

Bülent KOÇAŞ
Genel Başkan Yardımcısı

Ömer Ali ŞENOL
GUYADER Genel Başkanı

EKLER:
1 Adet Genel Değerlendirme ve Açıklama Yazısı
1 Adet Talepler Raporu

GENEL DEĞERLENDİRME VE AÇIKLAMALAR

Kamuda “eşit işe eşit ücret” uygulamasını gerçekleştirmek amacıyla yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tüm kamu kurumlarındaki, fazla mesai ve döner sermaye gibi ek ödemeler kaldırılarak, BDDK ve Hazine gibi kurumların uzmanları başta olmak üzere 657 sayılı Kanunun 36. maddesinde sayılan tüm kariyer uzmanlara mevcut kararnamede yer verilmiştir.

Bakanlıklar ve Kamu Kurumlarında çalışmakta olan uzman ve uzman yardımcılarında, özlük ve kariyer imkânları bakımından iyileştirici düzenlemeler yapılmıştır.

Ancak, Maliye Bakanlığı/Gelir İdaresi Başkanlığı’nın merkez ve taşra birimlerinde görev yapan Gelir Uzmanları, Kanun Hükmünde Kararname ile diğer uzmanlardan farklı statüye konulmak suretiyle mağdur edilmiştir. Kaldı ki uzmanlık uygulamasının kamuda ilk örneği Maliye Bakanlığımızda 1997 yılında Gelir Uzmanlığı kadrolarına atamalar ile olmuştur. İlk uzmanlık uygulamalarından olmasına rağmen kadro göz ardı edilmiştir.

Kanun Hükmünde Kararnamelerden önce, aynı statüde ve konumda bulunulan uzmanlar ile vatandaşlarımıza ilk elden hizmet veren Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra birimlerinde görev yapan Gelir Uzmanları arasında büyük bir uçurum meydana getirilmiş, emsallerine nazaran çok daha düşük bir maaşla çalışmak zorunda bırakılmışlardır.

Gelir Uzmanlarının görev ve sorumlulukları, 666 sayılı KHK kapsamına alınan bazı kurumların uzmanlarından fazla iken, son düzenlemeyle ücretleri 2.000-2.300 TL daha düşük seviyede kalmıştır. Örneğin vakıf uzmanı, gençlik spor uzmanı, kültür uzmanı gibi hazineye karşı maddi sorumluluğu bulunmayan bazı uzmanların maaşları 6.500 TL seviyelerine çıkartılırken, Milyon TL üzerindeki vergi iade dosyalarını inceleyerek imza sorumluluğu bulunan ve devlete gelir sağlamada görevini ihtisas gerektiren geniş bir mevzuattan sorumlu olarak yerine getiren, hazineye karşı maddi tanzim sorumlulukları bulunan Gelir Uzmanlarının maaşları 4,000 TL seviyesinde bırakılarak mağdur edilmişlerdir. Yapılan kanuni düzenleme, beklentilerin aksine uzmanlar arasında eşitsizlikliği daha derinleştirilmiştir.

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yazılı ve görsel basında “Kariyer meslek mensuplarının maaşları eşitlendi” şeklinde algılanmış, sanki Maliye Bakanlığı uzmanlarını bu eşitlik içerisinde varmış gibi göz ardı edilerek gerçek durum göz ardı edilmiştir. Oysaki yukarıda açıklandığı üzere yapılan iş ve sorumluluklara göre teraziye konulduğunda Gelir Uzmanları burada mağdur edildiği bir kez daha görülecektir. Haksızlık ve adaletsizliğe uğrayan Maliye Bakanlığı uzmanlarında (Defterdarlık Uzmanı ve Gelir Uzmanlarında ) hayal kırıklığına sebep olmuştur.

Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameler ile diğer Bakanlıklar ve Kamu Kurumlarında görev yapan uzmanlarda merkez ve taşra ayrımına gidilmemişken, Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığında görev yapan uzmanlarda merkez ve taşra ayrımına gidilmiştir. Taşra teşkilatı kadrolarında yer alan Gelir Uzmanlarının bir kısmı Gelir İdaresi Başkanlığında merkez uzmanları ile aynı ve aşan kadrolarda görev yapmaktadır. (Şube Müdür vekilliği, Grup Başkanlığı vs) Şimdi burada Bakanlığın Merkez uzmanlarının görev ve sorumlulukları özlük hakları “farklıdır” ifadesi gerçeği yansıtmadığı gibi “Kariyer Meslek mensuplarının maaşları eşitlendi ilkesi doğru yansıtılmamıştır.

659 sayılı KHK ile kendi Bakanlığımız bünyesindeki Denetim birimlerinin birleştirilmesi sırasında Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı, Gelirler Kontrolörü ve Vergi Denetmeni arasında merkezi denetim elamanı-taşra denetim elamanı ayrımı yapılmamışken Uzmanlar arasında merkez uzmanı-taşra uzmanı ayrımın yapılması bizlerin çalışma motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir.

666 sayılı KHK ile Maliye Bakanlığı bünyesindeki uzmanlar arasında merkez ve taşra ayrımına gidilerek taşra uzmanlarının kapsam dışında bırakılması, zaman içerisinde idarenin bütünlüğünün bozulmasına ve çalışma barışının yok olmasına sebep olacaktır. Eşit işe eşit ücret verilmeye çalışılırken Gelir Uzmanları açısından Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı şekilde eşitsizliğin oluşmasına rağmen, Gelir Uzmanları olarak 666 sayılı KHK’daki haksızlığın, seçim sonrası atayacağınız Bakanımız tarafından en kısa sürede giderileceğini inancını sabırla ve umutla beklemekteyiz.

Bu nedenle,  taşra uzmanı sayılan Gelir Uzmanlarının merkezde görev yapabilecek kariyer ve liyakata sahip olduğu fiilen şube müdür vekilliği, grup başkanlığı görevlerini yerine getirmeleri ile ispatlanmıştır. Kaldı ki geçici görev ile Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünde çalışan gelir uzmanları 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sınavsız Gelir Politikaları Uzmanı olabiliyor ise yapılacak bir yasal düzenleme ile Gelir İdaresi Uzmanları kadrosu ihdas edilerek, Maliye Bakanlığında yapılan “merkez” ve “taşra” uzmanı ayırımı kaldırılarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alan diğer uzmanlıklarla arasındaki farkın yapılacak düzenlemelerle tamamen giderilmesi temel ve vazgeçilemez talebimizdir.

Bizler şahsınızın güçlü liderliğinde ve iktidarında Yeni Cumhurbaşkanlığı Yönetim siteminde GELİR UZMAN’ları olarak gerekli her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bildirir,  bizlerinde sizden beklediği ilgi ve desteği umud ve sabırla beklediğimiz hususunu;

Saygılarımızla arz ederiz.

 

Bülent KOÇAŞ
Genel Başkan Yardımcısı

Ömer Ali ŞENOL
GUYADER Genel Başkanı

T A  L  E  P  L  E  R  İ  M  İ  Z

 1) 666 Sayılı Khk İle Diğer Kurum Uzmanlarına Sağlanan 3600 Ek Gösterge,  2000 Makam Tazminatı  Ve 8000 Görev Tazminatından Merkez Taşra Ayrımı Yapılmadan Tüm Gelir Uzmanlarının Da Yararlandırılması:

657 sayılı DMK’nun Tesis edilen sınıflar başlıklı 36 . maddesinin ORTAK HÜKÜMLER başlıklı A) bendinin 11. Fıkrasında bütün kariyer uzmanlıklar bir arada sayılmış olup merkez taşra ayrımı yapılmamıştır. Bu uzmanlıklar arasında Gelir Uzmanları da bulunmaktadır. 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile merkez uzmanları arasında Ek gösterge, Makam Tazminatı ve Görev Tazminatı yönünden eşitlik sağlanmak amaçlanmışsa da fiilen sağlanmamıştır.  Bahsi geçen fıkrada sayılan kariyer uzmanlar arasında Vakıf Uzmanı,  İhracatı Geliştirme Uzmanı, Denizcilik Uzmanı,  Kültür ve Turizm Uzmanlarının v.s fiili olarak taşrada görev yapmasına rağmen merkez uzmanı özlük haklarından yararlanmaktadır. İlgili kurumlardan dilekçe ve bilgi edinme kanunu kapsamında resmi olarak tespit edilmiştir. Kültür ve Turizm Uzmanlarının disiplin amirlerinin taşra olan ilçede, İlçe Kütüphane veya Müze Müdürü olduğu kurumların yönetmeliklerinden anlaşılmaktadır. (Ek-1 Kurumların yazısı ve yönetmeliği)

Devlete gelir sağlamada, kamu maliye politikasını uygulamada ihtisas gerektiren en önemli görevi ülkemizin ve teşkilatının her yerinde başarı ile yerine getiren, devamlı değişen külliyat boyutunda bir mevzuattan sorumlu olan ve yaptığı her iş ve işlemde hazineye karşı maddi tazmin sorumluluğu bulunan kariyer uzmanların en başında bulunan Gelir Uzmanlarına 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile oluşturulan adaletsiz ayrımcılığa son verilerek, diğer kariyer uzmanlara söz konusu kanuni kararname ile tanınan özlük ve mali haklardan yararlandırılması gerçek anlamda çalışma barışını sağlayacak ve motivasyonu artıracak ve en önemlisi kaybolmaya yüz tutmuş “ kurumsal aidiyet “duygusunun tekrar oluşmasını sağlayacaktır.

666 sayılı KHK ve Gelir İdaresinin düzenlemeleri, Gelir Uzmanlığının özlük hakları bakımından hiçbir olumluluk getirmediği aksine mesleği itibarsızlaştırdığı için  Gelir Uzmanları ve Gelir Uzman Yardımcılarının kurum değiştirmelerinin en büyük sebebi olmuştur. 2003 yılından buyana 8600 civarında mesleğe Gelir Uzman Yardımcısı alımı yapılmış olup bunların 2400’den fazlası meslekten ayrılmıştır.

Söz konusu kanun hükmünde kararnamede farklı ücret politikası uygulamak adına oluşturulan taşra ve merkez ayrımının kaldırılması gerekmektedir. Özlük ve mali hakları iyileşen Gelir Uzmanlarının Gelir İdaresi Başkanlığımız kurumda tutacak ve personel devir hızı düşecek, personele yapılan yatırım ve harcamalardan idare azami olarak yarar sağlayacaktır.

2) Alınan  Ek Ödemelerin Maaşa Eklenmesi Suretiyle Emeklilik Şartlarının İyileştirilmesi:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre emekli keseneğine tabi olmayan ek ödemelerin maaşa eklenerek sosyal güvenlik primine tabi tutulması suretiyle emeklilikte hak kazanılacak aylığın yaşanabilir bir seviyeye çıkmasına katkı sağlayacaktır. Bu durum kurumdaki personelin emekliliğe teşvikini artıracak ve yeni kadrolara yer açılmasında katkı sağlayacaktır.

3) Uzmanlık Kadrolarının Tek Bir Çatı Altında “Gelir İdaresi Uzmanlığı Kadrosunda” Birleştirilerek Gelir Uzmanlarının Merkez Atamalı Personel Statüsüne Kavuşturulması:

Kamu harcamalarının ve yatırımlarının en büyük finansman kaynağı  ve milli gelirin adil dağılımına en büyük etkisi olan vergilerin tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil ve takibinden sorumlu bulunan Gelir İdaresi Başkanlığı 748 adet olan merkezi  kadro sayısı ile bu görevi yerine getirmesi mümkün değildir. Mümkün olmadığı için 1500’den fazla Gelir Uzmanı ve Gelir Uzman Yrd.sı  yıllardır geçici görevli olarak başkanlığın merkez birimlerinde merkez uzmanı olan Devlet Gelir Uzmanı ile aynı birimlerde aynı işi yapmaktadırlar. Gelir İdaresinin esas yükünü çeken lokomotifi durumunda olan ve bütçe hedeflerinin tutturulmasına en çok katkıyı veren kariyer uzmanlıkların başında  Gelir Uzmanları gelmektedir.

Bütün kamu kurumlarında aynı meslek dalında tek bir uzmanlık kadrosu bulunmasına rağmen Gelir İdaresinde aynı meslek dalında Gelir Uzmanı ve Devlet Gelir Uzmanı gibi farklı uzman kadrosu ihdas edilmesi tutarsızlığa neden olmaktadır. Yine yapılacak bir düzenleme ile Devlet Gelir Uzmanlığı ve Gelir Uzmanlığı kadroları birleştirilerek Gelir İdaresi Uzmanlığı veya Vergi Uzmanlığı  gibi kadroların ihdas edilmesi bu ayrımcılığı sona erdirecek denetim kadrolarındaki birleşme gibi bir sisteme geçilmiş olacaktır.

 4) Gelir Uzmanlarının Yapacağı İş Ve İşlemler Açık Şekilde Belirlenerek Görev Tanımını Yapılması:

Gelir uzmanlığı kadrosunun mesleki bilgi ve deneyimi değerlendirilerek kurum içerisinde yapacağı iş ve işlemlerin belirlenmesi bu iş ve işlemler için görev ve sorumluluklarının tanımlanması gerekmektedir. Gelir Uzmanları mesleki bilgilerini gerçek anlamda kuruma katkı sağlayacak ihtisas gerektirecek görevlerde çalışmayı talep etmektedir. Türkiye’nin her bir yerinde en kritik görevleri getiren kadro gelir uzmanlığı kadrosudur. Bu nedenle görev tanımı Gelir Uzmanlığı için en önemli konulardan biri olarak görülmektedir.  Başuzmanlık veya Kıdemli uzmanlık kadroları verilerek yönetici kadrolarının bu unvanlardan seçilmesi hem kurum için hem kadro için verimli olacaktır.

5) Gelir Uzmanlarına İnceleme-Denetim Yetkisinin Verilmesi, Denetim Tazminatı  Oranının Artırılması, Takdir ve Uzlaşma Komisyonlarına Aktif Olarak Katılımının Sağlanması 

Gelir uzmanlarının fiilen vergi dairesi müdürleri adına veya başkanlıklar adına yapmış oldukları inceleme ve yaygın yoğun denetim yetkisinin bizzat gelir uzmanlarına tanımlanması sağlanmalıdır. Bu şekilde ülkemizde inceleme oranlarının % 3-4 lerden % 15 lere çıkarılması sağlanacaktır. Bakanlık elindeki sınırlı insan kaynağını daha verimli kullanmak adına inceleme yetkisi sınırlarını genişleterek hem kayıt içi hem de kayıt dışı ekonomi ile mücadelede önemli bir kazanım sağlayacaktır. Yine Vergi Denetim Kurulu kurulduktan sonra rutine alınan yaygın yoğun vergi denetimleri daha aktif hale gelerek sektörel denetimler yapılacaktır. Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumuna katkı sağlayacaktır.

6)  Gelir Uzmanlığı Kadrosunun Kendi İçerisinde Yapılan Suni Ayrımın Kaldırılması:

Başkanlığımızda görev yapan Gelir Uzmanlarından özel sınav ile uzmanlığa hak kazanan kişilerin çalışma sürelerinin yeterliliğe sayılmak suretiyle (Vergi Müfettişlerinde olduğu gibi)  yeterlikli olup olmama yönünden ayrımın kaldırılarak oluşan mağduriyetinin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Sonuç itibariyle açıktan atanan uzmanlar üç yıl içerisinde yeterlikli sınavına girerken özel sınavla giren arkadaşlarımız uzun yıllar bu görevlerde özveri ile çalışarak yeterliliklerini fazlasıyla göstermişlerdir.  Ayrıca bir çoğunun Maliye Kursu veya Maliye Okulu mezunu olması akademik yeterlilik olarak değerlendirilmelidir.

7) Gelir Uzmanlarının Görevde Yükselme Yönetmeliği Kapsamından Çıkarılması.

Kamu kurumlarında uygulama birliği sağlanması açısından Devlet Personel Başkanlığının  çıkarmış olduğu Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin tek bir yönetmelik olmasına rağmen Gelir İdaresi Başkanlığı bahsi geçen yönetmeliği ikiye bölüp parçalayarak 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan  GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ’ni (Gelir Uzmanlarını kapsam dışı) ile aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan  GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ’ni (Gelir Uzmanlarını kapsamakta) yürürlüğe koymuştur. Defterdarlık Uzmanları gibi diğer kariyer uzmanlıkların tabi olmadığı görevde yükselme yönetmeliği kapsamından Gelir Uzmanlarının çıkarılarak idari ve yönetim kadrolarına doğrudan atanmasının sağlanması gerekmektedir.

8) Gelir Uzmanlarına İç Denetçilik Olma Fırsatının Sağlanması:

Diğer uzmanlık kadrolarında olduğu gibi yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip Gelir Uzmanlarının da diğer kurumlara iç denetçi olarak atanabilmelerinin sağlanması gerekmektedir.

 9) Gelir Uzmanlarına 5018 Sayılı Kanunda öngörülen Muhasebe Yetkililiği Eğitimlerine Katılmaları Sağlanarak Sertifika Alma Hakkı Verilmelidir.

Aktif olarak yöneticilik dahil en önemli işleri yapan gelir uzmanlarının 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanununda öngörülen ve mali hesap verme zorunluluğu olan kadrolarda atama şartı olarak konulan Muhasebe Yetkilisi sertifikasını alması yönünde kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. Ülkede en iyi mali bilgiye sahip olan kadroların başında gelen Gelir Uzmanlarına bu hakkın verilmesi kamu harcamalarında etkin görev alan kadroların işini daha iyi yerine getirmesini sağlayacaktır.

10) Serbest Meslek Mensupluğuna Geçiş İmkânının Sağlanması;

Fiili olarak, KDV İade raporları dahil olmak üzere meslek mensuplarının raporlarını inceleyen, vergi incelemelerini gerçekleştiren Gelir Uzmanlarına YMM sınavlarına staj gerektirmeden doğrudan girebilme hakkının sağlanmasına dönük düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu şekilde meslek mensupluğu daha emin ellere teslim edilmiş olacak kamu gelirlerinin artması sağlanacaktır.

 11) Becayiş Taleplerinin Değerlendirilmesi ve Zorunlu Çalışma Sürelerinin Mağduriyete Göre Tekrar Gözden Geçirilmesi;

Kuruma alınan personellerin zorunlu çalışma sürelerinde zorunlu nedenlerle (aile durumu hastalık evlilik vs) sebeplerle yer değiştirme talepleri olmaktadır. İdareyi zor duruma düşürmeme adına becayiş talep eden personelin taleplerinin değerlendirilmesinde titizlik gösterilmesi hem kurumumuzu hem de çalışan personellerimizi mutlu kılacaktır. Kadro ihtisaslarında mahrumiyet şartlarına göre zorunlu çalışma sürelerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

12) Gelir Uzmanlarına Yabancı Dil Öğrenmeleri İçin Katkı Sağlanması:

Bütçe kanunu E cetveli 30. Maddesinin b) bendinde belirtilen  “Mesleki eğitim ve uzmanlık programlarına devam için ön koşul olan yabancı dil kursları için ödenecek ders ücretlerinin, yüzde 60’ı gelir vergisi tevkifatı yapılmaksızın kurum bütçesinin ilgili tertibinden ödenir.” Hükümlerinden Gelir Uzmanlarının yararlandırılması.

13) Gelir Uzmanlarının Kurumsal Değişimin Öncülüğü Sürdürmek Adına Değişen Teknolojiye Dönük Kurslardan Ücretsiz Yararlanma İmkânı Sağlanması:

 Elektronik ticaret, muhasebe, bilgisayar yazılım ve donanımı, toplam kalite, kişisel gelişim, hızlı okuma, hafıza kullanma teknikleri gibi eğitimleri alma şansı verilmelidir.

14)  Gelir Uzmanlarının Yüksek Lisans ve Doktora Eğitimi Alması Yönünde Teşvik Amacıyla Üniversiteler İle Protokollerin Yapılması:

 Birçok Gelir Uzmanının yapmaya başladığı, yüksek lisans ve Doktora eğitimi için diğer kurumlarda olduğu gibi kurumumuzun da üniversiteler ile uygun şartlarda anlaşarak eğitim fırsatının verilmesinin sağlanması gerekmektedir.

15)  Gelir Uzmanlarının Yetiştirilmek Üzere Yurtdışına Gönderilme Hakkının Verilmesi:

Yetiştirilmek üzere yurtdışına gönderilecek devlet memurlarına ilişkin yönetmelikte değişiklik yapılarak bu imkandan Gelir Uzmanlarının faydalanması sağlanarak, kurumu geleceğe taşıma en önemli görevi üstlenen Gelir Uzmanlarının kendini geliştirme ve kuruma uygulanabilecek örnekleri hayata geçirme adına yurtdışına araştırma ve eğitime gönderilmesi önem arz etmektedir.

16) Kurumsal Olarak  Yapılması Düşünülen Değişikler Başta Olmak Üzere, Mevzuat ve İşlem Yönergesi Gibi Önemli Süreçlerde Derneğimizin Katılımının Sağlanması:

Gerek teşkilat yapımız gerekse mevzuatsal iş ve işlemlerde yapılması düşünülen yasal değişikliklere dernek olarak katkı sağlamak istiyoruz. Çünkü kurumun her biriminde çalışan tek unvan Gelir Uzmanlığıdır. Bu nedenle teori ve pratik yansımasının uygulama ve planlamasını en iyi yapacak Gelir Uzmanlarıdır. Bu nedenle şeffaf bir yönetim veya yönetişim anlayışı içerisinde çalışanları ilgilendiren bütün değişiklik tasarılarında görüş önerilerimizi bildirmek istiyoruz.

17) Bakanlığımız/Başkanlığımız Yönetici Kadrolarına (Müsteşar Yardımcılığı, Grup Başkanlığı, Daire Başkanlığı, GİB Başkan Yardımcılığı vs)  Gelir Uzmanlığı Kadrosundan Atama Şansı Verilmesi:

Kurumun her birimde görev yapan Gelir Uzmanlarının elde ettikleri mesleki bilgi ve deneyimin kurum yararına kullanılması adına yönetici kadrolarına atanmada fırsat eşitliğinin verilmesi kariyer ve liyakat kuralları açısından önemli olacaktır. Kurum çalışanlarının % 50’sini oluşturan Gelir Uzmanlığı kariyer mesleğinin yönetim kadrosunda temsiliyetinin arttırılması gerekmektedir. Yönetim kadrolarına sınav ile atama yapılmalı ve diğer unvanlar ile Gelir Uzmanlarının yarışma şansı olmalı. İdari kadroların bazı unvan tekellerinden kurtarılması gerekmektedir. İyi olan ve hak eden kazansın ilkesi uygulanmalıdır.

18) Kurumsal Şeffaflığın Sağlanması Adına Yapılan Bütün Sınavların Soru Ve Cevaplarının Yayımlanması Ayrıca Sözlü Sınavlarının Kaldırılarak Daha Farklı Bir Ölçme Ve Değerlendirme Sisteminin Yerine Getirilmesi:

Gelir İdaresi Başkanlığı kariyer ve liyakat konusunda geçmişte olumlu bir intibası olmasına rağmen son 6 yıldır yapılan sınavlara ilişkin bir çok komplo teorileri üretilmektedir. Bunun sebebi ise bu sınavların şeffaflık içerisinde yapılmaması sözlü sınavlarda yapılan açık haksızlıkların herkes tarafından bilinir hale gelmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı Kariyer ve liyakat kuralları çerçevesinde yapmış olduğu sınavların daha şeffaf bir şekilde yapılması, soru ve cevapların yayımlanması yine sözlü sınavında daha objektif kriterleri uygulanması yararlı olacaktır.

19) Kurum Çalışanlarının Tüm Kurumlarda Olduğu Gibi Servis Hakkından Yararlandırılması, Kreş, Lojman, Misafirhane Ve Sosyal Tesisler Açısından Donanım Ve Tefrişat Açısından Elden Geçirilerek Kapasitesinin Artırılması

Yıllardır bütün kurumların servis hakkından yararlandırılıp Maliye Çalışanlarının bu haktan (İstanbul dışında) mahrum bırakılması gerçek anlamda çalışanlar açısından motivasyonsuzluk oluşturmaktadır. Servis hakkı olan personel sabah nasıl işe geleceği konusunda kaygı duymayacak işe geç kalmalar engellenecektir. Yine lojmanlarımızın durumu içler acısıdır. Bakımsız tadilatları yapılmamıştır. Lojman kapasitesi ihtiyacı karşılamamaktadır. Günden güne eriyen maaş ve mesailer yüzünden personelin barınma ihtiyacını en az miktarla karşılama isteği oluşmuştur. Bu nedenle Lojman sayısının ve fiziki imkanlarının artırılması gerekmektedir. Yine kreş misafirhane ve sosyal tesislerin kapasite ve olanakları artırılıp herkesin eşit yararlanması sağlanmalıdır.

20) Vergi Dairelerinin Ve Hizmet Birimlerinin Fiziki Koşullarının İyileştirilmesi:

Gelir İdaresi Başkanlığının bütün birimleri ve özellikle mükelleflere yüz yüze hizmet veren birimlerinin çalışma koşullarındaki fiziki imkanları gözden geçirilerek binaların hizmet binasına taşınması sağlanmalıdır. Hijyen koşullarının sağlanması lavabo ve tuvaletlerde kullanılacak malzemelerin tasarruf tedbirlerine takılmadan sağlanmalıdır. İşyerlerinde mükelleflere ikram edilmek üzere su, çay gibi ikram ödenekleri yapılmalıdır.

21) Ülkemizde Zor Koşul ve Bölgelerde Çalışan Personele Fark Tazminatı Verilmesi:

Ülkemizi atama ve görev yeri değişikliği yönetmeliklerinde belirlenen bölgelere göre fark tazminatı belirlenmeli ve bu bölgelerde çalışanlara ödenmelidir. Sonuç itibariyle zor koşullarda çalışan personeli özendirici nitelikte bir uygulama olacak çalışan memnuniyetini artıracaktır.

22) Harcırah Ödemesinde Kariyer Meslekler Arasında Eşitsizlik Bulunmakta Olup Bu Eşitsizliğin Giderilmesi Gerekmektedir.

Harcırah kanununda gündelik ve ikamet ücretleri açısından kariyer uzmanları içerisinde Gelir Uzmanları mağdur edilmektedir. Diğer Kariyer Uzmanlıklarının ikamet ücretlerinde gün sınırlaması yok iken Gelir Uzmanlarında 10 günlük sınırlama mevcuttur. Yine gündeliklerin kat uygulaması konusunda farlılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle Gelir Uzmanlarının da diğer kariyer meslek uzmanlıklarına sağlanan haklardan eşit şekilde yararlanması hakkı verilmelidir.

23) Diğer Kamu Kurumlarına Da Örnek Oluşturacak Şekilde Kurum İçi Bütün Unvan Gruplarının Temsil Edildiği Ve Alınan Karalarının Bağlayıcı Olduğu Demokratik, Katılımcı Bir Yönetim Konseyin Kurulması.

Evrensel açıdan kurum ve kuruluşların başarıya ulaşması katılımcı bir yönetim anlayışı olan Yönetişim Metodunu benimseyerek, beraber yönetmek anlamında kurumu bir ekip anlayışı ile yönetilmesi adına bir meclis yada konsey oluşturulması, bu konseylerde yapılacak kurumsal değişiklikler, mevzuatsal değişiklikler  insan kaynakları planlaması dahil olmak üzere bütün konular üzerine çalışma yapmak öneri sunma imkanının sağlandığı, bütün illerden her unvandan temsilen kişilerin katılacağı bir çalışma kültürünün oluşturulması en önemli konuların başında gelmektedir. Her üç ayda bir yapılacak toplantılarda belirlenecek gündemler üzerine çalışmalar yapılarak kurumla paylaşılıp hayata geçirme açısından dikkate alınmasının sağlanması Bakanlığımız/ Başkanlığımızı gerçek anlamda katılımcı ve şeffaf kılacak başarısı daim olacaktır.

Yukarda gerekçeleri ile ifade edilen 23 maddelik görüş ve öneri taleplerimizin dikkate alınması hususunu;

Saygılarımızla arz ederiz.

Bülent KOÇAŞ
Genel Başkan Yardımcısı

Ömer Ali ŞENOL
GUYADER Genel Başkanı

Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.